5 Aralık 2013 Perşembe

Pinklululu'dan lezzetli Kapuska

Kış ayı gelince insan sulu yemek arıyor.Şöyle içini ısıtacak güzel bir çorba falan.Aslında yemek yapmayı seviyorum ama genelde yaparken yemeğin kokusundan doyan bir yapım var.Kapuskayı çok sevdiğimi söyleyemem ama düdüklü tencerede olan bu ilk denememde herhalde şimdiye kadar yaptıklarımın en iyisini pişirdim.Gerçekten bayıla bayıla yedim.Pişirirken çok güzel olacağını hissetmiş olmalıyımki an ve an sizler için görüntüledim.Hazılaması 15 dk mı aldı pişirmeside 10 dk mı (düdüklüde)

Malzemeler de çok kolay

1 küçük beyaz lahana

yemeklik 1 adet soğan

Biber ve domates salçası 1çorba kaşığı ikisindende

1 doğranmış domates

kuşbaşı et

tuz ,karabiber,az pul biber

Düdüklü tencereye suyu çok koymuyorum onu siz kendi tencerenize göre ayarlayabilirsiniz.

Düdük çalmaya başladıktan  sonra 10 dk benim için yeterli oldu.Detaylı bir anlatıma girmiyorum , fotoğraflardan da anlayacağınız üzere çok bir zorluğu yok zaten.Afiyet olsun

wpid-20131205014206.png

wpid-20131205014313.png

 

Etkisinden uzun süre çıkılmayan Aşk Romanı,Teşekkürler FM Arsal

wpid-20131205113753.jpg


                                                                                                                              "Yalnız gözlerin için"

Offf nasıl anlatsam bilemedim ki şimdi.Hala etkisindeyim .O derece yani  :)

Fatih Murat Arsal 'ın okuduğum ilk kitabıydı ve hala etkisindeyim...Zannımca bu etki bir kaç gün daha üzerimde kalacaktır.

Aşk, sevgi,tutku , dram,nefret,dostluk,çaresizlik  ne ararsanız vardı. Gerçekten okuması o kadar keyifli bir kitaptı ki cümle kurmakta bile çok zorlanıyorum.

Şimdi nereden başlasam, nasıl anlatsam .Bi' bakalım öncelikle kitabı ilk elinize aldığınızda biraz ürkebilirsiniz , nedeni ise 776 sayfa olması.Kimi insanları çok kalın kitaplar korkutup itmiştir ama aksine kalın kitaplar beni kendine daha çok çeker.Kitap 776 sayfa ve ayrıntılı yazılmış ama korkmayın hikaye o kadar akıcı ki sayfaları nasıl çevirdiğinizin farkında olmayacaksınız :)Sizi başladığınız ilk 50 sayfadan itibaren içine hapsediyor ve çıkmanıza kesinlikle izin vermiyor.

Güney ..

Küçük Güney...

Güzel Güney...

Mavi gözlü Güney ...

Neden mi yaptım,gözlerine hiç baktınız mı onun ?

Yalnız gözleri için.

Eveet kafamda dönüp duran diyaloglardan alıntılar.

Güney ile Tahirin nefretten doğan aşkları ,çaresizlik içinde kin dolu bir kadının aşka yavaş yavaş  yenilmesi, gitmek isteyipte bir türlü gidememesi ve çaresiz aşık bir adamın kaybetmemek için ,bile bile itiraf edememesi. Off  gerçekten çok etkileyiciydi.

Hele son sayfalara geldiğimde Tahirin aşkını kanıtlamak için çırpınışları ve ikilemleri arasında yaptığı zoraki seçim.İşte bu sayfaları okurken göz yaşlarım resmen akıyordu.

Kitabın yazarına ufak bir not:(Olur da okusa tabi)

Bir kitap bu kadar sade bir dille bu kadar insanın içine işleyebilir.Elinize kolunuza sağlık.Hayal gücünüz hiç eksilmesin hep artsın.Artsın ki biz de okuyabilelim.Okuduğum ilk kitabınızdı ve tek diyebildiğim ben daha önce sizi nasıl  farketmedim.Ne kadar ayıp bana .Şimdi ilk işim , daha önceki kitaplarınızı tek tek okumak ve bu kitap içinde okuduğum diğer karakterlerinizle de bir an önce  tanışmak.Bir erkek yazar olarak ,kitabı bir bayanın ağzından bana bu kadar hissettirebilmeniz harika bir duyguydu.Bu nedenle bu yazıyı okusanız da okumasanız da size teşekkür etmeden yapamadım.Gerçekten çok teşekkürler.

wpid-20131205113742.jpg


Şimdi kitabın ayrıntılarını size anlatmak istemiyorum.Konusunda yukarıda zaten biraz bahsetmiştim.Ama eğer bu tarz kitapları okumaktan keyif alıyorsanız hiç düşünmeden alın ve okuyun derim.Nasıl bittiğini hem anlamayacaksınız hem de  bittiği için biraz üzüleceksiniz.Öyleki çalışan bir kadın olarak benim 2 günde kahve kahve kavanozumun dibini görmemi sağlamasına rağmen hala keşke bitmeseydi diyorum :))

Sevgiyle kalın

Pinklululu