Öncelikle tam bir Kore aşığı olduğumu itiraf etmeliyim.Aylar önce yine web de
dolanıyordum ve bloglardan birinde Kore dizileri ile ilgili bir yazı okudum .Bir
kaç dizi ismi öneriyordu.Gülüp geçtim ama bir deneyim dedim.İşte o gün bu gündür
Kore starlarının dünyasındayım.Evet dizilerin saçma olan çok yeri var belki,
belki espiriler bazen fazla abartılı ama en azından insanların gülümsemeleri ve
samimiyeti çok gerçekçi.En azından bir çoğunda duyguyu hissedebiliyorum.Ayrıca
en sevdiğim özelliklerinden biri de en fazla 20 bölüm oluşudur.Bizim dizilerimiz
gibi konu uzun uzun ,dolandıra dolandıra anlatılmıyor.Kısaca sonunu
görebiliyoruz.Bazılarında final bölümleri biraz hızlandırılmış oluyor.E eee tabi
bizim Türk insanı öyle uzun uzun dizlerden sonra ,böyle hızlandırılmış
finallere biraz yabancı kalıyor.Hatta “Eeee bitti mi şimdi?” diyerek şaşkın
bir halde finaline tepki verdiğim bir çok dizi olmuştur.Her neyse lafı fazla
dolandırmaya gerek yok.Tavsiyem şudur ön yargılarınızı kırın.Tabi bu her konu
için geçerli.Biz insanoğlu hayatta gerçekten çok zevk alabileceğimiz bir çok
deneyimi ya da fırsatı sırf ön yargılarımız yüzünden kaybediyoruz.(Bir ara ön
yargı hakkında güzel bir yazı yazmayı planlıyorum).Ama şimdi kendimde bir çok
kez şahit olduğum bu ön yargıya karşı başlattığım “Denemeden Asla Yargılama”
savaşını her alanda uyguluyorum.Bu konuda da uyguladığıma çok mutluyum.Eğer
ilginizi çekiyorsa size ara ara izlediklerimden detaylı tanıtım yapacağım.
Tabiki ilk sıraya en sevdiğimi koyacağım.
Sevgiyle …
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder